"şimdi sen bana kan kusturuyorsun, o sana, başkası ona, başkası başkasına falan...
bu böyle bir döngü. hayat "kuralları söylüyorum: kural yok" derken aslında bu döngü kuralını koyuyor toplumlar arası sözleşme tadında. bunun kaçışı da yok çünkü. he evet yine çözdüm hayatı ama yine çok eksik her şey...
aynı anda hem mutlu olmanı hem sürünmeni neden istiyor olabilirim? neden yani. bir de canın yanınca benim değerimi anlama gibi bir durumun da yok. neyin peşindeyim, neden peşindeyim hiç bilmiyorum.
şimdi sakin oturuyorum. bana atfedilen beni oynuyorum. Kendim olursam yakın zamanda, belki sana dönerim.
sevgiler."
Hayatında , çevresinde çok fazla erkek olan kadınlar mutsuzdur. Çünkü onlar teki ararken tarlanın ortasında sıkışmış olanlardır.Tam birine bağlanmaya karar verirler , arka arkaya eski sevgililer eski flörtler msj üstüne msj... Kesinlikle evrene yaydığı o mutlu enerji hissediliyor iz bıraktığı kişiler üzerinde."Aman tanrım bensiz mutlu oluyor" diyor erkekler kendi kendilerine ve sarılıyorlar telefona.
Peki o kadın ne yapsın ? Elinden geldiğinde hepsini bertaraf etmek için çabalıyor, çabalıyor... Sonra sevdiği, karar verdiği adam pat yanlış bir şey yaptığında,onu anlamadığında ; o çöküş , o boşunalık nasılda oturuyor yüreğin tam ortasına.Eğer güçlü bir kadınsanız zaten yenilgilere hazırsınız. Yinede üzülmekten kendinizi alıkoyamazsınız. Ama artık biilirsiniz, Üzülmeye de alışır insan.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder